Yazar Alparslan Vural 2 hafta önce

Bu Coinler 50 Kat Kazandırdı

Bu Coinler 50 Kat Kazandırdı

Yakın zamanda kripto para borsalarında listelenen ve en fazla çıkışı yapan kripto paralardan biri Zilliqa. Herkes Zilliqa’nın nasıl bu kadar kısa sürede milyar Dolar klübüne girdiğini merak ediyor.

 Zilliqa: Blockchain Ölçeklenmesinde Oyunun Kurallarını Yeniden Yazıyor

Yakın dönemde kripto para sektöründe hemen hemen tüm konular aslında bir kavram üzerinde dönüyor. Özellikle de Ethereum’un yaşadığı CryptoKitties fiyaskosundan sonra. CryptoKitties Vancouver merkezli Axiom Zen adlı firma tarafından yapılmış olan bir online oyun. Bu oyunda dijital kedicikler alıp satabiliyorsunuz. Kasım 2018’de oyun yayına alındığında kripto para sektöründe beklenmeyen gelişmelere neden oldu. Oyun üzerinden kurulduğu Ethereum blockchain ağındaki tüm işlemlerin %11’ini gerçekleştirecek kadar yaygınlaştı. Oyun yayına alındıktan sadece bir hafta sonra oyunun yarattığı hacim Ethereum ağında ağırlığa sebep olması için yeterli oldu. Ağ yoğunluktan tıkandı, işlemlerin yavaş ve gecikmeli olarak gerçekleşmesine neden oldu dahası blockchain kullanıcıların işlem başına ödedikleri ücreti beklenmedik derecede yükseltti.

Bazıları CryptoKitties gibi aslında coinle ilgisi olmayan bir uygulamanın aslında Ethereum ağı için gereksiz olduğunu söyleyebilir. Bununla birlikte bu oyun aslında blockchain teknolojisinin neden yıkıcı ve oyunun kurallarını baştan aşağı değiştirici bir teknoloji olduğunu göstermesi açısından güzel bir örnek. Aynı dönem benzer bir şekilde Ethereum kurucusu Vitalik Buterin’bir twit atarak uygulamaya desteğini gösterdi ve uygulamanın blockchain teknolojisinin sağlayacağı değeri gösterdiğini söyledi.

Bu yüzden ”CryptoKittes gibi bir uygulamanın herkese açık bir blockchain’de ne işi var?” diye sormak yerine ”Genel kullanıma açık bir blockchain’in daha ölçeklenebilir olması gerekmez mi?” sorusunu sormamız gerek. Gerçek şu ki bugün itibariyle blockchain’in ölçeklenme kabiliyeti sınırlı seviyede. Uzmanlar tüm avantajlarına rağmen bugün itibariyle halen bu teknolojik bariyerin blockchain’in yaygınlaşması ve genel kullanıma girmesinin önündeki en büyük engel olduğunu söylüyor.

Blockchain’in Ölçeklenmesini Engelleyen Ne?

Açık Blockchain platformlarındaki (Ethereum, Bitcoin, Neo, Ripple vs) onay protokolü bir işlemin geçerli olması için kritik gerekliliklere ihtiyaç duyar. Ağda yer alan her bir Nod(Onay mekanizmasında yer alan işlemci) tüm işlemleri sırayla geçerli olarak kaydetmeli, kayıt defterine kaydetmeli ve tüm işlemlerin kayıtlı olduğu defter her bir nodda saklanmalı. Bu gereklilik aslında blockchain’in kilit özelliğini ortaya çıkarıyor; Merkeziyetsizlik.

Bununla birlikte böyle merkeziyetsiz bir sistemde networkde gerçekleştirilen işlem sayısı arttıkça (blockchain yaygınlaştıkça) işlemlerin gerçekleştirilmesi ve kaydedilmesi için gereken nod sayısı da artar. Bir ağa bağlı olan nod sayısı arttıkça bir işlemin verisinin tüm ağda kabul edilip depolanması ve tam olarak geçerli hale gelmesi için gereken mesafesi da artar. Bu nedenle bir ağdaki nod sayısı arttıkça nodlar arasındaki gecikme de logaritmik olarak arttığı için ağ nodların artışına ayak uyduracak şekilde ölçeklenemez. Tersine blockchain’deki nod sayısı arttıkça merkeziyetsizlik ve güvenlik artmasına  karşın ölçeklenmesi düşer.

Açık blockchainler bu nedenle yüksek işlem çıktısına göre merkeziyetsizliği birinci öncelik olarak görürler.

Bugün Ethereum ağında 1000’den fazla dağıtık uygulama inş edilmiş durumda. Ethereum ağı saniyede 15 işleme (15 tx/s) kadar kapasiteye sahip olarak işlemleri onaylıyor. Ethereum şu andaki işlem hacmini ancak götürebilecek kapasitede. Bu nedenle daha geniş bir kullanım için mutlaka işlem kapasitesini ciddi oranda arttırması gerek. Konu Bitcoin’den açıldığında çok daha kötü bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Saniyede 4-7 işlem.Ve bir işlemin onaylanması için 1 saatten 1 güne kadar geçen blockchain’in vadettiği değerlere ters bir hız. Aynı hikaye az yada çok tüm blockchainler için geçerli. Bazıları bir diğerine göre biraz daha ölçeklenebilir olsa da yaygın bir kullanımı kaldıracak şekilde tam güven veren bir ağ şu ana kadar çıkmadı. Bu da bugün itibariyle blockchain teknolojisinin daralma noktası ve genel kullanımın önündeki en büyük engel.

Singapur Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırma görevlileri bu soruna çözüm bulmak amacıyla Zilliqa adında bir girişim başlattılar. Bu yeni blockchain teknolojisi ”Sharding” teknolojisini kullanıyor ve teknolojinin Visa ve Mastercard’ın ortalama işlem kapasitesi olan 4000 tx/s.’yi aştığı yapılan ilk testlerde ortaya çıktı.

Zilliqa Açık Blockchain Ağlarında Oyunun Kurallarını Nasıl Değiştiriyor

Zilliqa saniyede binlerce işlemi yapmak üzere inşa edilmiş olan yüksek çıktı kapasitesine sahip en çok gelecek vadeden çözümü sunan platform. Bu özelliği nedeniyle dünya çapında genel kullanıma uygun yapıya sahip tek platform olduğu iddia ediliyor. Bu iddialı söyleme delil olarak aşağıdaki özellikler sunuluyor;

Zilliqa lineer olarak ölçeklenebiliyor: Lineer ölçeklenme bir ağa katılan nod sayısı arttıkça işlem çıktısının da paralel bir şekilde artması demektir. Bu ifade biraz sezgisel gibi gelebilir fakat çoğu blockchain ağında bu durum tam tersinedir. Çünkü diğer blockchain ağlarında ağa katılan nod sayısı arttıkça bir işlemin onaylanması, ve tüm nodlarda kaydedilmesi için gereken süre artar ve bu da işlem çıktısı sınırlar. Bu nedenle işlem çıktı hızını arttırmak için bir çok çözüm ağdaki onaylayıcı nod sayısını azaltmaya odaklanır. Bu da doğal olarak merkeziyetsizlik kavramından fedakarlık anlamına gelir.


Zilliqa Sharding’i uygulayan ilk açık blockchaindir: Sharding dağıtık sistemler için uzun süredir üzerinde konuşulan bir kavram. Bu çözümün ölçeklenme, performans ve I/O bant genişliğini arttıracağı yıllardır üzerinde konuşulan bir konu. Bununla birlikte konsept bugüne kadar her hangi bir açık blockchain’de kullanılmadı. Sharding bir ağda yer alan nodların otomatik olarak paralel zincirlerden oluşan parçalara ayrılması ve her bir shard’ın birbirleriyle bağlantı içinde tüm işlemlerin bir bölümünü gerçekleştirerek her bir shard’ın bir mikroblock ürettiği bir işlem yürütme mekanizmasıdır. Bu mikrobloklar daha sonra birbirine bağlanır ve blockchain ağına eklenir. Zilliqa işte bu mekanizmanın ilk uygulayıcısı olarak ortaya çıkmış başarılı sonuçların dikkat çekmesi üzerine Ethereum ekibi kendi sorununu çözmek için sharding mekanizmasını ağa eklemek için çalışmalara başlamıştır.


Ekim 2017’de kapalı testnet’de 3600 nod ve 6 shard ile yapılan testlerde Zilliqa saniyede 2488 işlem kapasitesine ulaşmışdı. Bu daha şimdiden Ethereum’un 250 katı. Zilliqa’nın 2018’in ikinci çeyreğinde yayına alacağı mainnet’i Zilliqa’nın blockchain teknolojisinde devrim yapacak uygulamasının pratik olarak tüm dünyanın kullanımına açılacağı zaman olacak.


Zilliqa PoW onay mekanizmasını sadece madencilik kimliklerinin oluşturulması için kullanıyor bu da enerji kullanım oranını çok büyük oranda düşürüyor. Bu temel olarak diğer PoW ağlarından farklı bir durum. Örneğin Bitcoin’de PoW tüm blocklarin işlenmesi için kullanılıyor ve bu da madencilik işinin enerji yoğun bir işlem olmasına neden oluyor.


Zilliqa, işlemlerin sonlandırılması için optimize edilmiş Pratik Bizans Hata Tolerans (pBFT) onay protokolünü kullanıyor. Diğer bir deyişle bir çok onayın gerektiği PoW onay mekanizmasından farklı olarak pBFT onay protokolü için geçici fork’a ihtiyaç duymuyor. Zilliqa’da eğer bir block blockchain ağına sağlanmışsa, başka bir block bu bloğun yerine alacak şekilde sağlanamaz. Bu nedenle bu blok taklit edilemeyeceği için her hangi bir blok onayı gerekmez.


Zilliqa pBFT tabanlı onay mekanizması verimli depolama ihtiyaç yönetimi sağlar: Sonlandırma işlemi nedeniyle tüm işlem geçmişi blockchain ağında saklanmaya ihtiyaç duymaz. Bunun yerine sadece son durumun saklanması yeterli olur. Bununla birlikte akıllı kontratlarda depolama ihtiyacı ciddi derecede artar. Fakat Zilliqa bu ihtiyacı karşılamak amacıyla dağıtık depolama hizmeti sunan Bluzelle ve Genaro Network gibi ağlarla işbirliğine giderek blockların saklanmasını sağlaycak ve ihtiyaç olduğundsa onları getirecek ve akıllı kontratların işlem yapmasını sağlayacak şekilde birlikte çalışacak bir sistem geliştiriyor.


Zilliqa’nın akıllı kontrat dili çok daha kolay ve kodlama hatalarına kapalı: Ethereum’un tersine Zilliqa akıllı kontrat dili Turing tabanlı değil Non-Turing tabanlı. Bu da onu kullanımı kolay, anlaması kolay ve metod-tabanlı onaylama için daha çekici yapıyor.


Zilliqa güvenlik ve merkeziyetsizlikten fedakarlık yapmadan ölçeklenebilen tek blockchain protokolüne sahip platformdur: Dışarıda yüksek işlem hacmi sunduğunu iddia eden bir çok blockchain protokolü var. Evet bunu gerçekten de yapabiliyor olabilirler. Fakat nasıl? Ya ağa katılacak nod sayısında kısıtlama yaparak ki böylece ağı daha merkeziyetli hale getiriyorlar ve böylece blockchain’i saldırılara daha açık hale getiriyorlar ve blockchain’in güvenliğini düşürüyorlar.


Zilliqa’nın Rakiplerine Göre Durumu Nedir?

Zilliqa ekibi diğer blockchain ağlarını bir rakip olarak görmekten ziyade daha çok işbirliği yapılabilecek birbirinden yeni şeyler öğrenilebilecek birer proje olarak görüyor. Burada biz kavram olarak rakip ifadesini kullanıyor ve bunlar arasında bir karşılaştırma yapmak istiyoruz. Bu bilgiler Zilliqa ekibinin topluluğa verdiği bilgilere dayanmaktadır.

Zilliqa vs. Bitcoin:

Bitcoin ağı saniyede 4-7 arası işlem yapabilmektedir. Zilliqa daha şimdiden sadece küçük bir nod grubu ile testnetinde bunu 500’e katlamış durumda.
Bitcoin her bir blok için her bir nodun ayrı ayrı PoW kullanmasına dayanıyor ve bu da Bitcoin madenciliğini enerji yoğun bir işlem yapıyor. Zilliqa ise PoW’yu sadece madencilerin kimliklerini oluşturmalarında kullanılar blockların oluşması için ise pBFT onay protokolü kullanıyor. Bu da Zilliqa’nın blok onayı için fazla bir enerjiye ihtiyaç olmamasına neden oluyor.
Bitcoin’in onay mekanizmasının tersine Zilliqa pBFT ile işlem sonlandırması yapıyor bunun için de her hangi bir onay gerekmiyor ve dolayısıyla bir veri depolamasına da ihtiyaç kalmıyor.
Bitcoin’den farklı olarak Zilliqa akıllı kontrat fonksiyonelliğine sahip ve platformda dApps uygulamaları inşa edilebiliyor.
Zilliqa vs. Ethereum:

Ethereum network kapasitesi saniyede 10-12 işlem. Zilliqa ise daha şimdiden bunu 250’ye katlamış durumda.
Bitcoin gibi Ethereum da PoW onay mekanizmasını kullanıyor. Bu nedenle Zilliqa pBFT onay mekanizması çok daha enerji tasarruflu.
Ethereum PoW tabanlı onay protokolü onu geçici forklara mecbur bırakıyor bu da bir işlemin onaylanması için belli sayıda onaya ihtiyaç olmasına neden oluyor. Zilliqa’da ise işlemlerin sonlandırması pBFT ile yapıldığından her hangi bir onaya ihtiyaç olmuyor. Bu da veri depolama ihtiyacını ortadan kaldırıyor.
Ethereum’dan farklı olarak Zilliqa akıllık kontratlar için non-Turing tabanlı dil kullanıyor. Bu da onu kod hatalarına karşı daha dirençli ve formal metod-tabanlı onay için daha kabul edilebilir yapıyor.
Ethereum şu anda PoS ve Sharding’i mevcut yapısına bir alternatif olarak sistemine entegre etmek üzere çalışmalara başladı bile. Fakat Zilliqa zaten shardin ile ilgili 2 yıldır çalışıyor ve tüm sistemini buna göre inşa etti. Ölçeklenme sorununu şu an itibariyle çözmüş durumda. Bu nedenle ölçeklenme sorununun çözülmesi açısından Zilliqa ilk harekete geçen olma avantajına sahip.
Zilliqa vs. NEO:

Onay mekanizması olarak NEO delegated BFT(dBFT) kullanıyor. Bu da defter-tutan nodlar olarak adlandırılan alt nodlara ihtiyaç olması anlamına geliyor. Bu nodlar tüm ağ adına konsensus sağlıyor. Bu defter tutan alt nodlar saklama ve kilitleme için büyük bir teminata ihtiyaçları duyarlar. Bunun yaklaşımın dezavantajı eğer bu nodlar çok geniş olursa teminat olarak saklanması gereken tokenlar nedeniyle sirkülasyon likiditesinde ciddi azalma olur. Eğer bu nod sayısı az olursa bu da blockchain’in merkeziyetsizlik özelliğinden fedakarlık anlamına gelir ki bu networkü saldırılara açık hale getirir. Zilliqa’da ise konsensus protokolü likiditeyi de düşürmüyor merkeziyet yada güvenlik sıkıntısı da yaratmıyor.
NEO dBFT mekanizması nedeniyle ölçeklenme sorunuyla karşı karşıya ve bunu aşmak için de merkeziyetsizlikten ve güvenlikten fedakarlık yapması gerekiyor. Zilliqa ise sharding ve paralel zincir mekanizmaları ile oluşan mikro blokların daha sonra nihai bloğu oluşturması sayesinde bu sorunlarla muhatap değil. Zilliqa tam anlamıyla ölçeklenebilir ve bunun için de merkeziyetsizlik ve güvenlikten ödün vermesi gerekmiyor.
Zilliqa vs. EOS:

EOS delegated PoS (dPoS) konsensus protokolü kullanıyor. Bunun için blok üreticisi olarak çalışan 21 alt noda ihtiyaç duyuyor. Bu EOS’a ölçeklenme sağlayacak bir işlem çıktısı sağlıyor. Fakat tüm ağı riske atacak şekilde ciddi bir güvenlik ve merkeziyetlilik sorununu beraberinde getiriyor. Zilliqa ise bu riskleri hiç bir özel nod belirlemeye gerek kalmaksızın yapıyor.
EOS dPOS ile işlem sonlanmasını garanti edemezken Zilliqa pBFT ile işlem sonlandırmayı garanti  ediyor.
Takım ve Danışmanlar

Zilliqa ekibi üst düzey bilim adamları, girişimciler ve mühendisleri barındırıyor. Bunların için de ileri düzeyde blockchain ve siber güvenlik uzmanları var.

Chief Executive Officer (CEO): Zilliqa ekibinin başında Xinshu Dong var. Kendisi Güvenli sistemler konusunda pratikleşmiş Ulusal Singapur Üniversitesi Bilgisayar Bilimlerinden PhD sahibi. Daha önce Singapur’da bazı ulusal siber güvenlik projelerine öncülük yapan Dong uluslararası konferanslarda yaptıkları çalışmalarla ilgili sunumlar yapmış birisi.

Prateek Saxena Zilliqa’nın Bilimsel Danışman Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Kendisi University of California, Berkeley ‘den Bilgisayar Bilimleri bölümünde PhD sahibi. Singapur Ulusal Üniversite’sinde profesör olarak görev yapıyor. 35 yaş altı dünyanın 10 kaşifi 2017 yılı ödüllerinde 1. sırada yer almış ve bir çok ödülle ödüllendirilmiş bir bilim adamı.



Yorum yaz